Dünden Bugüne İngilizcenin Tarihi

Yüzlerce farklı ülkeden milyonlarca insanın konuştuğu ya da öğrenmeye çalıştığı İngilizce, pek çok dil gibi oldukça köklü bir geçmişten, değişik dillerin sentezinden ve çeşitli süreçlerden meydana gelir. İngilizce, dünya çapındaki popülerliği nedeniyle genellikle tamamen ayrı bir kategorideymiş gibi değerlendirilse de özellikle Avrupa dillerinden türetilmiş ve etkilenmiş bir dil olduğu için Almanca, Fransızca gibi diğer kıta dilleriyle birçok ortak noktası bulunur. Dolayısıyla aynı dil ailesinden gelenler İngilizceyi çok daha kolay öğrenebilirken Türkçe gibi tamamen farklı bir dil ailesine ait dilleri konuşanlar İngilizceyi öğrenmekte zorlanabilirler. Bu açıdan, İngilizceyi daha iyi anlayabilmek için tarihine de göz atmak gerekir.

Eski İngilizce Dönemi

MS 450-1100 yılları arasında kalan dönemi kapsayan Eski İngilizce Dönemi, Anglo, Sakson ve Jütler isimli Cermen kavimlerinin Britanya’yı istilasıyla başlar. İngilizce konuşan milletlerin bir kısmı için sıkça kullanılan Anglosakson tabiri de buradan gelir. Bugün Eski İngilizce olarak tanımlanan dile benzer diller konuşan Cermen kavimleri, o dönemde Britanya’daki yerlilerin konuştuğu ve bugün kendisine hâlâ efsanelerde yer bulan Keltçeyi zamanla adanın kuzey ve batı bölgelerine iterler. Günümüzde daha çok İrlandalılarla İskoçların Keltçeye hakim olmalarının ve bu dili hâlâ kullanabiliyor olmalarının sebebi de bu ayrıntıya dayanır. Zaman içinde adayı işgal eden Cermen kavimleri tarafından saf dışı bırakılan Keltçenin yerini Englisc dedikleri kendi dilleri alır ve böylece İngiltere, İngiliz, İngilizce gibi bugünkü Birleşik Krallık’a has tabirler ortaya çıkmış olur.

Eski dönem İngilizcesini şu an yalnızca Modern İngilizce öğrenmiş birinin değil aynı zamanda İngiliz kökenli herhangi birinin de anlaması oldukça zordur. Buna rağmen, ses ve tarz olarak Modern İngilizceye göre çok daha farklı bir yapıya sahip olan Eski İngilizce, günümüz İngilizcesinde kullanılan kelimelerin neredeyse yarısını oluşturur. Modern İngilizcede sıkça kullanılan “be”, “water”, ,”strong” gibi kelimelerin kökeni Eski İngilizceye dayanmakla birlikte Beowulf manzum destanı Eski İngilizcede yazılmış, bu dili anlamak için örnek niteliğinde olan bir metindir. MS 1000’li yıllarından başından itibaren tarihsel gelişmeler sonucu etkisi azalan Eski İngilizce, MS 1100 yılından itibaren yerini Orta İngilizceye bırakır.

Orta İngilizce Dönemi

1066 yılına gelindiğinde Normandiya Dükü William, İngiltere’yi işgal eder ve hem İngilizler hem İngilizce için yeni bir süreç başlar. Günümüzde Fransa’nın bir parçası olan Normandiya’nın dili o zaman da Modern Fransızcaya benzer bir dildir ve Normanlar, işgal ettikleri İngiltere topraklarında kendi dillerini empoze etmeye başlarlar. Hakim topluluk Normanlar olduğu için bu süreçte İngiltere topraklarında üst sınıflar Fransızca, alt sınıflar İngilizce konuşarak iki dilli bir yapı oluştururlar. Ancak, zaman içinde bu iki dil sürekli birlikte kullanıldığı için birbiriyle karışmaya başlar ve 14. yüzyıldan itibaren İngilizce daha baskın bir hâl alır. Orta İngilizce Dönemi’ne ait örnek olarak ünlü şair Chaucer’in şiirleri gösterilebilir. 1340-1400 yılları arasında yaşayan şair, Orta İngilizcenin en bilinen ve önemli temsilcilerinden biri sayılır. İngiltere’nin 1500’lü yıllarla birlikte dünyaya açılmaya başlamasının ardından farklı dillerle etkileşime giren İngilizce, böylece yeni bir döneme daha başlar. Ayrıca bu İngilizce türü de tıpkı Eski İngilizce gibi günümüzde yerliler tarafından bile zor anlaşılan bir yapıya sahiptir.

Modern İngilizce Dönemi 

400 yılı aşkın bir sürece yayılan günümüz İngilizcesini, Erken Modern İngilizce Dönemi ve Geç Modern İngilizce Dönemi diye ikiye ayırmak daha doğru olur çünkü bu süreçte dilin yapısını etkileyen iki ayrı dönem gerçekleşir. Bu dönemlerden biri İngiltere’nin 1500’lü yıllardan itibaren dünyaya açılması; farklı kıtalarla, bölgelerle temasa geçmesi ve diğeri ise 1800’lü yıllarda başlayan Sanayi Devrimi’dir. Her iki süreçte de dile yeni sözcükler ve deyimler katılır, dilin kelime dağarcığından telaffuzuna kadar çeşitli değişiklikler yaşanır.

Erken Modern İngilizce Dönemi

Orta İngilizceden Modern İngilizceye geçişte özellikle telaffuz konusunda ani değişiklikler yaşanır çünkü artık İngiltere, kıtalar arası bir statüye sahiptir ve dünyanın dört bir yanındaki farklı dillerle etkileşim halindedir. Bu da en çok dilin telaffuzuna yansır. Farklı dillerle temasın yanı sıra Rönesans’ın klasik öğrenimi de İngilizceye özellikle sanatsal ve bilimsel açıdan pek çok yeni kelime katar. Matbaanın icadıyla birlikte İngilizcenin dil bilgisi kuralları sabitlenir, Londra diyalektiği baz alınarak kitaplar çoğaltılır, bu kitapları okumak kolaylaşır, 1604’te ilk sözlük basılır ve böylece İngilizcenin standardizasyonu sağlanır.

Modern İngilizce dendiğinde akla ilk gelen isim ise bu dönemin en ünlü temsilcisi Shakespeare’dir. Meşhur “Olmak ya da olmamak!” cümlesinin geçtiği Hamlet eseri, Shakespeare tarafından Erken Modern İngilizce Dönemi’nde yazılmıştır. Hamlet ile birlikte Romeo ve Juliet, Julius Caesar, Othello ve Macbeth gibi daha birçok esere imza atan ünlü şair, Modern İngilizcenin mihenk taşı kabul edilir ve çoğu zaman İngiliz Edebiyatı’nın en önemli yazarı olarak anılır.

Geç Modern İngilizce Dönemi

İngilizlerin dillerinde dünyaya yayılmalarıyla başlayan değişim, 1800’lerden itibaren Sanayi Devrimi ya da diğer adıyla Endüstri Devrimi ve ardından gelen teknolojik gelişmelerle yalnızca kelime dağarcığı açısından değişir; dile bu gelişmeler doğrultusunda yeni sözcükler eklenir. Büyük Britanya’dan başlayan İngilizce yolculuğu, yayılmacı politikalar sonucunda tüm dünyaya dağılır, pek çok değişim geçirir ve bugün aralarında hem kelime hem de telaffuz açısından büyük farklar olan İngilizce çeşitlerini meydana getirir. Filmlerden teknolojiye, iş İngilizcesinden günlük diyaloglara kadar artık dünya geneli tarafından tercih edilen İngilizce türü genellikle Amerikan İngilizcesidir. Pek çok açıdan aralarında çeşitli farklılıklar bulunan bu iki ayrı İngilizce türü, günümüzde de en sık karşılaştırılan İngilizce türleridir.

Günümüzde İngilizce Çeşitleri

Eski İngiliz sömürgesi olan Hindistan, Singapur, Hong Kong ve Güney Afrika gibi ülkelerin ya da özerk bölgelerin kendilerine has bir İngilizce çeşidi bulunur. Genellikle o bölgedeki yerel dil veya dillerle harmanlanan bu İngilizce çeşitleri, birbirlerine oranla oldukça büyük farklar içerebilirler. Bir de sömürge olmayan ancak İngiltere’den ayrılan kolonilerin konuştuğu, farklı aksanlara sahip Amerikan, Avustralyalı ve Yeni Zelandalı gibi değişik telaffuzlara sahip İngilizce çeşitleri de vardır. İngilizce artık tamamen global bir dile dönüştüğü için aksan çeşitliliği oldukça fazladır. Temel İngilizce çeşitlerinden bağımsız olan Hintli İngilizcesi, Çinli İngilizcesi gibi çok fazla farklı aksan vardır.

Günümüzde en yaygın konuşulan İngilizce türleri ise Amerikan İngilizcesi ve İngiliz İngilizcesidir. Bu iki aksan arasında Türkçede ve Azericede olduğu gibi hem çok fazla benzerlik hem çok fazla fark vardır. Bazı şeyler her iki dilde de ayrı kelimelerle anlatılırken aynı kelimelerin telaffuzları ve anlamları da sık sık farklı olabilir. Yine de bu iki dili konuşanlar birbirlerini kolayca anlayabilirler. Fakat her iki İngilizce türü de yaygın olarak kullanıldığı için İngilizce öğrenenler hangisine ağırlık vermeleri gerektiği konusunda kararsız kalabilirler. Burada vereceğiniz kararı ihtiyaçlarınız belirler.

Eğer İngiltere’ye yerleşecekseniz veya İngilizlerle sürekli iletişim halinde olmanız gerekecekse İngiliz İngilizcesini öğrenmeniz daha iyi olur. Ama diğer durumlarda Amerikan İngilizcesi öğrenmeniz özellikle eğitim seçenekleri açısından epey avantaj sağlar. Genel olarak İngilizceyi veya özel olarak belli bir İngilizce türünü geliştirmenin en garantili yolu ise, doğrudan o dili konuşanlarla iletişime geçmektir. Neyse ki bu, günümüzde artık çok kolay: Dünyanın dört bir yanından ana dili İngilizce olan insanlarla konuşarak İngilizce pratiği yapmak için hemen English Ninjas platformuna katılabilirsiniz.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir