Film Terimleri ve Anlamları

Term/Terim Definition/Açıklama Turkish/Türkçe
script something written by hand elle yazılmış bir şey
soundtrack sound recording on a narrow strip of a motion picture film Film Müziği
actor a performer in theater, television, or film tiyatro, televizyon veya filmde bir performans sanatçısı
film a series of moving pictures that tells a story hikaye anlatan bir dizi hareketli resim
plot the series of events that form the main story Tema
producer someone who finances and supervises the making of a show gösteri yapımını finanse eden ve denetleyen biri/ yapımcı
director the person who directs the making of a film film yapımını yönlendiren kişi/yönetmen
specialeffect an effect used to produce scenes that cannot be achieved by normal techniques (especially on film) normal tekniklerle elde edilemeyen sahneler üretmek için kullanılan bir etki (özellikle filmde)/özel efekt
score a written form of a musical composition müzikal bir kompozisyonun yazılı bir şekli
Action a movie with many exciting and violent scenes Aksiyon
cameraman a photographer who operates a movie camera bir film kamerası işleten bir fotoğrafçı/kameraman
editor the person who determines the final content of a text bir metnin son içeriğini belirleyen kişi/editör
blooper an embarrassing/funny mistake utanç verici/çok komik bir hata
boxoffice the office where tickets of admission are sold giriş biletlerinin satıldığı ofis
cast assign the roles of (a movie or a play) to actors aktörlere (bir film veya oyun) rollerini atamak
choreographer someone who creates new dances yeni figürler/hareketler yaratan biri/koreograf
cinema a medium that disseminates moving pictures hareketli resimleri yayan bir ortam
movietheater a theater where films are shown Filmlerin gösterildiği tiyatro/sinema
costumer someone who designs or supplies costumes kostüm tasarlayan ya da tedarik eden biri
genre a kind or style of music, movie, TV show, painting, etc. Tür-tarz
critic a person engaged in the analysis and interpretation of art sanatın analizi ve yorumlanmasıyla uğraşan bir kişi/eleştirmen
dubbing a new soundtrack that is added to a film filme eklenen yeni bir film müziği
extra a minor actor in crowd scenes kalabalık sahnelerde küçük bir oyuncu
flashback a transition in a story to an earlier event or scene Bir hikayedeki önceki olay veya sahneye geçiş
flash-forward a transition (in literary or theatrical works or films) to a later event or scene that interrupts the normal chronological development of the story (edebi veya tiyatro eserlerinde veya filmlerde) hikayenin normal kronolojik gelişimini kesintiye uğratan daha sonraki bir olaya veya sahneye geçiş
grip worker who moves the camera while a show is being made gösteri yapılırken kamerayı hareket ettiren işçi/set işçisi
hairstylist someone who cuts or beautifies hair saç kesen veya güzelleştiren biri/kuaför
lighting apparatus for supplying artificial light effects for the stage or a film Sahne veya film için yapay ışık efekti sağlama aparatı/ışıklandırma
negative photographic film showing an image with colors reversed ters çevrilmiş renklerle görüntü gösteren fotoğraf filmi
outtake a scene that is filmed but is not used in the final editing of the film Filmin son düzenlemesinde filme alınan ancak kullanılmayan bir sahne/çıkarılmış sahneler
premiere the first public performance of a play or movie Bir oyun veya filmin ilk genel performansı
drama a movie about realistic characters in dramatic situations dramatik durumlarda gerçekçi karakterler hakkında bir film/drama
sequel a part added to a book or film that continues and extends it devam eden ve genişleyen bir kitap veya filme eklenen bir bölüm
familymovie a movie that both children and adults can enjoy Hem çocukların hem de yetişkinlerin tadını çıkarabilecekleri bir film/ aile filmi
reel a roll of photographic film holding a series of frames bir dizi kare tutan fotoğraf filmi rulosu
entertainment enjoyment from movies, concerts, TV shows, etc. Filmlerden, konserlerden, TV şovlarından vb. zevk almak/eğlence
scene series of pictures constituting a unit of action in a film Bir filmdeki eylem birimini oluşturan bir dizi resim/sahne
set scenery used to identify a location of a dramatic production dramatik bir üretimin yerini belirlemek için kullanılan manzara
stuntman a stand-in for movie stars to perform dangerous stunts Film yıldızlarının tehlikeli hsahnelerde yerine oynayan kişi/dublör
Sci-fi a genre with stories set in the future or in outer space Gelecekte ya da uzayda ayarlanmış hikayeleri olan bir tür/bilim-kurgu
subtitle translation of foreign dialogue of a movie or TV program Bir film veya TV programının yabancı diyaloğunun çevirisi/altyazı
synopsis a sketchy summary of the main points of an argument Bir argümanın ana noktalarının kabataslak bir özeti/özet
studio workplace consisting of a room or building where movies or television shows or radio programs are produced and recorded Filmlerin, televizyonların veya radyo programlarının yapıldığı ve kaydedildiği bir oda veya binadan oluşan işyeri
western stories about a Cowboy set in the later years of the 19th century in the old American west.–Eski Amerikan batısındaki 19. yüzyılın son yıllarında belirlenen bir Kovboy hakkında hikayeler.
soundeffect an effect that imitates a sound called for in the script of a play Bir oyunun senaryosunda çağrılan sesi taklit eden bir etki/ses efektleri
voiceover the voice on an unseen commentator in a film of television program televizyon programında bir filmde görünmeyen bir yorumcunun sesi
writer a person who is able to write and has written something bir şeyler yazabilen ve yazabilen bir kişi/yazar
zoomin examine closely; focus one’s attention on yakından inceleme; dikkatine odaklanmak

 

To practice your new film vocabulary, subscribe to English Ninjas and start speaking today. Click here to start your practice today!

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir