İngilizce Atasözleri ve Anlamları

Atasözleri toplumların inanç, kültür, duygu ve düşünce yapılarını aktaran söz öbekleridir. Söyleyeni belli olmayan fakat nesiller boyunca kullanılarak günümüze kadar gelen atasözlerinden çoğu zaman uzun uzun anlatmak istemediğiniz duygularınızı ve düşüncelerinizi ifade etmek için yararlanırsınız. Konuşmalarımızda atasözlerinin tanıklığına başvurursunuz. Atasözlerini, Türkçede olduğu gibi İngilizcede de düşünceleri bilgece ifade etmek için kullanabilirsiniz.

İngilizce atasözleri ve anlamları dil bilginizin gelişmesine katkı sunacak en önemli konuların başında gelir. Çok sayıda atasözü bilmek, okuduğunuz kitapları, dergileri, dinlediğiniz haberleri kolayca anlamanıza yardımcı olur. Ne kadar çok atasözü bilirseniz İngilizceyi kullanma yetkinliğiniz de o kadar artar. İngilizce dil becerilerinizi bir üst seviyeye taşıyacak, sıkça karşılaşacağınız İngilizce atasözlerine ve anlamlarına hep birlikte göz atalım.

  1. A bad workman always blames his tools.

Türkçesi: Beceriksiz bir işçi suçu her zaman aletlerinde bulur.

Anlamı: Kötü bir işçi verilen görevi başarıyla yerine getiremediğinde kullandığı araçları veya dış faktörleri sorumlu tutar.

  1. A ‌bird in ‌hand is ‌worth ‌two in ‌the ‌bush.

Türkçesi: Eldeki bir kuş daldaki iki kuştan iyidir.

Anlamı: Elimizdeki şeyler, elde etmeyi umduğumuz şeylerden daha değerlidir.

  1. A ‌cat has nine ‌lives.

Türkçesi: Kedi dokuz canlıdır.

Anlamı: Başı belaya girse de üstesinden kolayca gelebilecek insanlar için kullanılır.

  1. A ‌chain is ‌only as ‌strong as ‌its ‌weakest link.

Türkçesi: Bir zincir sadece en zayıf halkası kadar güçlüdür.

Anlamı: Bir şey (bir organizasyon, vb.) ne kadar güçlü olursa olsun zayıf bir noktası yüzünden bütün gücünü kaybedebilir.

  1. ‌Action ‌speak ‌louder ‌than ‌words.

Türkçesi: Eylemler sözlerden daha yüksek sesle konuşur. (Lafla peynir gemisi yürümez.)

Anlamı: Eylemler insan karakterini daha iyi yansıtır; çünkü bir şeyi söylemek kolaydır ama söylendiği gibi hareket etmek zordur.

  1. ‌Adversity ‌and ‌loss ‌make a ‌man ‌wise.

Türkçesi: Sıkıntı ve kayıp bir insanı bilge yapar.

Anlamı: Mutluluk ve bolluk içinde olduğumuz zamanlardan çok zor zamanlar bizi olgunlaştırır.

  1. ‌All ‌good ‌things ‌come ‌to an ‌end.

Türkçesi: Her güzel şeyin bir sonu vardır.

Anlamı: İyi şeyler bir şekilde biter.

  1. An ‌empty ‌vessel ‌makes ‌much ‌noise.

Türkçesi: Boş teneke çok tangırdar.

Anlamı: Aptal ve budala insanlar çok daha fazla konuşur.

  1. An ‌idle ‌brain is ‌the devil’s ‌workshop.

Türkçesi: Boş bir beyin şeytanın atölyesidir.

Anlamı: Yapacak bir şeyiniz yoksa muhtemelen kötü şeyler yapmayı düşüneceksiniz.

  1. A ‌rolling ‌stone ‌gathers ‌no ‌moss.

Türkçesi: Yuvarlanan taş yosun tutmaz.

Anlamı: Sürekli iş ve yer değiştiren kişi daha az sorumluluk alma konusunda avantaj sağlar ama düzenli bir hayat kurma şansından mahrum kalır.

  1. As ‌you ‌sow, ‌so ‌you ‌shall ‌reap.

Türkçesi: Ne ekersen onu biçersin.

Anlamı: İyi veya kötü eylemleriniz karşılaşacağınız sonucu belirler.

  1. ‌Barking ‌dogs ‌seldom bite.

Türçesi: Havlayan köpek ısırmaz.

Anlamı: Bağırıp çağıran, tehditkar davranan insan nadiren zarar verir.

  1. Bad news travels fast.

Türkçesi: Kara haber tez duyulur.

Anlamı: Kötü haberler insanlar arasında çabuk yayılır.

  1. ‌Beauty is in the eye of the beholder

Türkçesi: Güzellik bakanın gözlerindedir.

Anlamı: Güzellik göreceli bir kavramdır, kişiden kişiye değişir.

  1. ‌Best ‌things in life ‌are ‌free.

Türkçesi: Hayatta en iyi şeyler bedavadır.

Anlamı: Hayattaki en değerli şeyler için genellikle bedel ödemenize gerek yoktur.

  1. ‌Better ‌late ‌than ‌‌never.

Türkçesi: Geç olsun güç olmasın.

Anlamı: Arzu etmek istediğiniz bir şeyi geç elde etmek hiç elde edememekten iyidir.

  1. ‌Blood is ‌thicker ‌than ‌water.

Türkçesi: Kan sudan yoğundur. (Et tırnaktan ayrılmaz.)

Anlamı: Aile ve akrabalarla kurulan ilişkiler arkadaşlarla veya diğer insanlarla kurulan ilişkilerden daha güçlüdür.

  1. Curiosity killed the cat.

Türkçesi: Merak kediyi öldürür.

Anlamı: Bir şeyi fazla merak etmek sorunlara yol açabilir.

  1. ‌Clothes do not ‌make ‌the ‌‌man.

Türkçesi: Kürk ile börk ile adam olunmaz.

Anlamı: İnsan dış görünüşüne göre değerlendirilmez. Dışarıdan çok iyi görünen biri o kadar iyi olmayabilir.

  1. Don’t bite ‌off ‌more ‌than ‌you can ‌chew.

Türkçesi: Yutamayacağın lokmayı ağzına alma.

Anlamı: Kaldırabileceğinden çok sorumluluk alma, boyundan büyük işlere kalkışma.

  1. Don’t put off tomorrow what you can do today.

Türkçesi: Bugününün işini yarına bırakma.

Anlamı: Yapılması gereken işler vaktinde yapılmalı, ertelenmemelidir.

  1. ‌Easy ‌come, ‌easy ‌go.

Türçesi: Haydan gelen huya gider.

Anlamı: Kolay elde edilen şeyler kolay kaybedilir.

  1. ‌Fortune ‌favors ‌the ‌brave.

Türkçesi: Şans, cesurdan yanadır.

Anlamı: Planlarınızı cesurca uygularsanız şansın sizin tarafınızda olması muhtemeldir.

  1. ‌Grief ‌divided is ‌made ‌lighter.

Türkçesi: Üzüntü paylaşıldıkça hafifler.

Anlamı: Üzüntünüzü, kederinizi yakınlarınızla paylaşırsanız onu hafifletebilirsiniz.

  1. ‌Ignorance is ‌bliss.

Türkçesi: Cehalet mutluluktur.

Anlamı: Bir şey hakkında daha az şey bilmek insanı rahatlatır. Bilginiz arttıkça huzursuzluğunuz artar.

  1. He who laughs last, laughs best.

Türkçesi: Son gülen iyi güler.

Anlamı: Bir işin başında yaşanan sevinçler geçicidir ama işin başarılmasıyla elde edilen mutluluk gerçektir.

  1. In unity, there is strength.

Türkçesi: Birlikten kuvvet doğar.

Anlamı: Birlik ve beraberlik içerisinde yapılan işler daha güzel sonuçlanır.

  1. Love is blind.

Türkçesi: Aşkın gözü kördür.

Anlamı: Aşık olan kişi sevdiğinin kusurlarını görmez.

  1. Money does not grow on trees.

Türçesi: Para ağaçta yetişmez.

Anlamı: Para kazanmak için çalışmak gerekir.

  1. Nothing ventured, nothing gained.

Türkçesi: Emek olmadan yemek olmaz.

Anlamı: Bir şeyden kazanç elde etmek için çaba sarf etmek gerekir.

  1. Strike while the iron is hot.

Türkçesi: Demir tavında dövülür.

Anlamı: Bir işin yapılabilmesi için en uygun zamanda harekete geçmek gerekir.

  1. The pen is mightier than the sword.

Türkçesi: Kalem kılıçtan keskindir.

Anlamı: Bir şeyleri yazarak ifade etmek, kaba güç kullanmaktan daha etkilidir.

  1. The way to a man’s heart is through his stomach.

Türkçesi: Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer.

Anlamı: Güzel yemekler yapmak, bir erkeğin sevgisini kazanmak için en etkili yöntemlerden biridir.

  1. The harder you work, luckier you get.

Türkçesi: Ne kadar çok çalışırsan o kadar şanslı olursun.

Anlamı: Fazla çalışmak istediklerinizi elde etme şansınızı artırır.

  1. The show must go on.

Türçesi: Gösteri devam etmeli.

Anlamı: Başlanılan bir iş esnasında sorunlarla karşılaşılsa da işe devam etmek gerekir.

  1. Two heads are better than one.

Türçesi: Bir elin nesi var, iki elin sesi var.

Anlamı: Bir işi yapmak için başkalarıyla iş birliği yapmak daha iyi sonuçlar verir.

  1. Where there’s smoke, there’s fire.

Türkçesi: Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

Anlamı: Bir şeyin gerçek olup olmadığı ortaya çıkan işaretlerden anlaşılır, işaret varsa o şeyin gerçek olduğuna inanılabilir.

  1. Where there’s a will, there’s a way.

Türkçesi: İstendiğinde her şey mümkündür.

Anlamı: Bir işi yapmak için istekli olan kişi o işi yapmak için bir yol bulacaktır.

  1. What goes around comes around

Türkçesi: Ne ekersen onu biçersin.

Anlamı: Bir kişiye kötü davranırsanız bir başkası da size kötü davranır.

  1. You never know what you can do till you try

Türkçesi: Denemeden neler yapabileceğini bilemezsin.

Anlamı: Bir kişinin yeteneklerini keşfetmesi için sürekli bir şeyler denemeye devam etmesi gerekir.

İngilizcede kullanılan birçok atasözünün anlamlarını ve detaylı açıklamalarını öğrendiğinize göre artık bu atasözlerini yazışmalarınızda ya da yabancı arkadaşlarınızla iletişim kurarken kullanabilirsiniz. İngilizcenizi daha fazla geliştirmek ve etkin biçimde kullanmak istiyorsanız ‌English ‌Ninjas doğru adres. İngilizcenizi daha üst seviyeye taşımak için English ‌Ninjas platformunda ana dili İngilizce olan eğitmenlerle pratik yapma fırsatını kaçırmayın.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir