İngilizce Eş Anlamlı Kelimeler

İngilizce konuşma, yazma ve anlama becerilerinizi geliştirmek için çok sayıda kelime öğrenmeniz gerekir. Özellikle İngilizce dil yeterliliğinizi ölçen sınavlara hazırlanırken kelime çalışması yapmak bu sınavlardan ortalamanın üzerinde sonuçlar almanız adına oldukça önemli. Ancak, kelime çalışması yaparken sadece kelimeleri ezberlemek ve anlamını bilmeniz yeterli değil. Öğrendiğiniz kelimeyle aynı anlama ya da benzer anlama gelen diğer kelimelere de hafızanızda yer açmalısınız.

İngilizce sınavlarında kelime bilgisini ölçmek için aynı anlama gelen en popüler kelimeler yerine daha az popüler olan alternatif kelimeler daha çok tercih edilir. Dolayısıyla sınavlardaki başarınız bildiğiniz kelime sayısıyla doğrudan ilişkili. Eş anlamlı kelimeleri bilmek, sadece sınavlarda değil yabancılarla günlük iletişimde de kendinizi daha kolay ifade edebilmek adına işinizi oldukça kolaylaştırır. Ayrıca, hem daha etkili konuşmalar yapmanıza hem de içeriği zengin yazılar yazmanıza olanak tanır.

En Çok Kullanılan İngilizce Eş Anlamlı Kelimeler Neler?

Tamamen ya da hemen hemen aynı anlama gelen kelimelere eş anlamlı kelimeler denir. Kelime dağarcığınızı geliştirmek ve çeşitlendirmek için eş anlamlı İngilizce kelimelere mutlaka yer vermeniz gerekir. Cambridge sözlüğünden destek alarak hazırladığımız, en sık kullanılan kelimelerin eş anlamlılarından oluşan ayrıntılı listemizle bu konuda kendinizi daha ileri bir seviyeye taşımak için çalışmalarınıza hemen başlayabilirsiniz.

  • Amazing

Anlamı: şaşırtan, hayrete düşüren, inanılmaz

Eş anlamlıları: incredible, unbelievable, improbable, fabulous, wonderful

  • Answer

Anlamı: cevap vermek, yanıtlamak

Eş anlamlıları: reply, respond, retort, acknowledge

  • Angry

Anlamı: kızgın, sinirli, hiddetli, asabi

Eş anlamlıları: mad, furious, enraged

  • Bad

Anlamı: hoş olmayan, nahoş, kötü

Eş  anlamlıları: atrocious, evil, wrong, immoral, unpleasant, unfortunate

  • Beautiful

Anlamı: güzel, hoş, latif

Eş anlamlıları: pretty, lovely, attractive, gorgeous, alluring, appealing

  • Big

Anlamı: büyük, kocaman, iri

Eş anlamlıları: enormous, huge, immense, large, grand

  • Calm

Anlamı: sakin

Eş anlamlıları: quiet, peaceful, mild, tranquil

  • Cool

Anlamı: serin, soğuk

Eş Anlamlıları: chilly, cold, frosty, wintry, icy, frigid

  • Crooked

Anlamı: yamuk, çarpık, eğri büğrü

Eş anlamlıları: bent, twisted, curved, hooked, zigzag

  • Do

Anlamı: yapmak, etmek

Eş anlamlıları: accomplish, achieve, act, complete, execute

  • Describe

Anlamı: tasvir etmek, anlatmak, betimlemek, tanımlamak

Eş anlamlıları: portray, characterize, narrate, relate, represent

  • Dangerous

Anlamı: tehlikeli

Eş anlamlıları: risky, uncertain, perilous, unsafe

  • Delicious

Anlamı: leziz, lezzetli, nefis

Eş anlamlıları: savory, appetizing, luscious, toothsome, delightful

  • Eager

Anlamı: istekli, hevesli

Eş anlamlıları: keen, fervent, enthusiastic, involved, intrested

  • End

Anlamı: son, nihayet, bitiş

Eş anlamlıları: stop, finish, terminate, conclude, close

  • Explain

Anlamı: izah etmek, açıklamak, anlatmak

Eş anlamlıları: eloborate, clarify, interpret, define, illustrate

  • Famous

Anlamı: meşhur, ünlü, tanınmış

Eş anlamlıları: well-known, renowned, famed, celebrated

  • Fast

Anlamı: hızlı, süratli, çabuk

Eş anlamlıları: quick, rapid, swift, agile, brisk

  • Funny

Anlamı: eğlenceli, gülünç, komik

Eş anlamlıları: humorous, amusing, comic, silly, laughable, entertaining

  • Get

Anlamı: elde etmek, satın almak, almak, verilmek, anlamak

Eş anlamlısı: acquire, obtain, secure, procure, gain

  • Good

Anlamı: iyi, hoş, kaliteli, ilginç

Eş anlamlıları: fine, exceptional, satisfying, favorable, acceptable

  • Great

Anlamı: mükemmel, çok iyi

Eş Anlamlıları: awesome, fantastic, mervelous, perfect, admirable

  • Happy

Anlamı: mutlu, mesut, neşeli, memnun

Eş anlamlıları: pleased, contented, satisfied, delighted, cheerful

  • Hate

Anlamı: nefret etmek

Eş anlamlıları: despise, loathe, detest, dislike

  • Help

Anlamı: yardım etmek, yararı olmak

Eş anlamlıları: aid, assist, support, encourage, back

  • Important

Anlamı: önemli, faydalı, gerekli, mühim

Eş anlamlıları: necessary, vital, critical, significant, indispensible

  • Intresting

Anlamı: ilginç, ilgi çekici

Eş anlamlıları: engaging, inviting, stimulating, thought-provoking, unusual

  • Job

Anlamı: iş, görev, sorumluluk

Eş anlamlıları: occupation, work, career

  • Jungle

Anlamı: orman

Eş anlamlısı: forest

  • Keep

Anlamı: tutmak, saklamak, bulundurmak

Eş anlamlıları: control, hold, retain, preserve, maintain

  • Kill

Anlamı: öldürmek

Eş anlamlıları: slay, execute, assassinate, murder, destroy

  • Kind

Anlamı: kibar, nazik

Eş anlamlıları: helpful, generous, compassionate, gently

  • Lazy

Anlamı: tembel, haylaz

Eş anlamlıları: idle, inactive, indolent, slothful

  • Little

Anlamı: küçük, ufak

Eş anlamlıları: tiny, small, diminutive, shrimp, runt

  • Love

Anlamı: sevmek, gönül vermek, aşık olmak

Eş anlamlıları: like, admire, care for, adore

  • Make

Anlamı: yapmak, üretmek

Eş anlamlıları: produce, create, originate, invent, construct

  • Move

Anlamı: taşınmak, hareket ettirmek

Eş anlamlıları: blow, carry, drift, transport, shift

  • Moody

Anlamı: huysuz, aksi, ters, günü gününe uymayan

Eş anlamlıları: tempermental, changable, irritable

  • Naughty

Anlamı: yaramaz, haşarı, saygısız, kaba

Eş anlamlıları: headstrong, impish, mischievous, playful

  • Neat

Anlamı: düzgün, derli toplu, tertipli

Eş anlamlıları: clean, orderly, tidy, elegant, precise

  • New

Anlamı: yeni, hiç kullanılmamış

Eş anlamlıları: fresh, original, unusual, modern, current, recent.

  • Occur

Anlamı: meydana gelmek, olmak, vuku bulmak

Eş anlamlıları: take place, happen, arise, materialize, exist

  • Odd

Anlamı: Alışılmamış, garip, tuhaf, acayip

Eş anlamlıları: strange, queer, weird

  • Old

Anlamı: yaşlı, ihtiyar, eski

Eş anlamlıları: aged, ancient, used, mature

  • Part

Anlamı: kısım, parça, bölüm

Eş anlamlıları: portion, piece, share, section, fraction

  • Place

Anlamı: yer, mahal, konum

Eş anlamlıları: space, area, spot, region, residence

  • Popular

Anlamı: çok beğenilen, tutulan, popüler

Eş anlamlıları: accepted, famous, fashionable, favored, trendy

  • Quiet

Anlamı: sessiz, sakin

Eş anlamlıları: silent, still, soundless, mute, peaceful

  • Quite

Anlamı: çok, epeyce, tamamen

Eş anlamlıları: fairly, pretty, largely, thoroughly, totally

  • Right

Anlamı: doğru

Eş anlamlıları: correct, true, accurate, factual, proper

  • Real

Anlamı: gerçek

Eş anlamlıları: genuine, true, absolute, evident, actual

  • Reliable

Anlamı: güvenilir, emin, itimat edilebilir

Eş anlamlıları: dependable, trusworthy, safe, steady

  • Show

Anlamı: göstermek, ortaya koymak, belli etmek

Eş anlamlıları: display, exhibit, indicate, reveal, demonstrate

  • Story

Anlamı: hikaye, masal, öykü

Eş anlamlıları: tale, myth, legend, fable, narrative

  • Strange

Anlamı: acayip, garip, tuhaf

Eş anlamlıları: odd, peculiar, weird, unusual, unfamiliar

  • Smart

Anlamı: zeki, akıllı

Eş anlamlıları: intelligent, clever, brilliant, bright

  • Trouble

Anlamı: sorun, dert, tasa, güçlük

Eş anlamlıları: distress, anguish, worry, concern, difficulty

  • True

Anlamı: gerçek, doğru

Eş anlamlıları: accurate, right, proper, precise, exact

  • Think

Anlamı: düşünmek, sanmak, farz etmek

Eş anlamlıları: consider, pounder, judge, assume

  • Unfortunate

Anlamı: talihsiz, esef verici, üzücü

Eş anlamlıları: unlucky, damaging, deplorable, regretable, untoward

  • Ugly

Anlamı: çirkin, tatsız, kötü, nahoş

Eş anlamlıları: awful, grotesque, hideous, frigtening, shocking

  • Usually

Anlamı: genellikle, çoğunlukla, ekseriyetle

Eş anlamlıları: commonly, frequently, generally, mostly, regularly

  • Uneasy

Anlamı: huzursuz, tedirgin, endişeli, rahatsız

Eş anlamlıları: restless, concerned, nervous, anxious

  • Very

Anlamı: çok

Eş anlamlıları: extremely, tremendously, exceedingly, vastly

  • Value

Anlamı: değer, kıymet, eder

Eş anlamlıları: worth, merit, usefulness

  • Wrong

Anlamı: yanlış, hatalı

Eş anlamlıları: incorrect, inaccurate, mistaken, improper, untrue

  • Wonderful

Anlamı: şahane, harikulade, çok güzel

Eş anlamlıları: awesome, amazing, excellent, outstanding, fantastic

  • Yearly

Anlamı: yıllık, senelik

Eş anlamlısı: annually, yearlong

İngilizce kelime çalışması yapmak kelime dağarcığınızın gelişmesi açısından oldukça önemli ama kelimelerin anlamlarını öğrenirken aynı veya benzer anlama gelen kelimeleri de öğrenmelisiniz. Bu şekilde okuduklarınızı daha rahat anlayabilir, daha akıcı konuşabilir ve yazabilirsiniz. Bunun en etkili yolu ise düzenli pratik yapmanızdan geçiyor. English Ninjas’ın ana dili İngilizce olan yetkin eğitmenleriyle programınıza ve seviyenize uygun olarak hemen pratik yapmaya başlayabilirsiniz.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir