Yaygın İngilizce İfadeler

-How is it going? = Nasıl gidiyor?-Bu soru birinin nasıl olduğunu görmek için kullanılır.Ya nasıl hissettikleri ile cevap verebilirler ya da size karşı karşıya oldukları bir şeyin mevcut koşullarını anlatırlar.

-Long time no see! = Uzun zamandır görüşemedik!-Bu, uzun süredir bunu söyleyen kişiyi görmediğinizde kullanılır.Bu cümle iki tarafı da birbirlerini en son gördüklerinden beri yaptıkları şeyler hakkında konuşmaya hazırlar.

-What have you been up to? =Neler yapıyordun?-Bu bir kendini açıklayıcıdır.Kişinin en son görüştüğünüzden beri ne yaptığını bilmenizi sağlar.

-Can’t complain = Şikayet edemem.-Bu, nasılsınız ya da nasıl gidiyor sorusunun cevabıdır.İşler sizin için iyi gidiyor ama çok da iyi değilken “Şikayet edemem” diyebilirsiniz.

-That’s a good one = Bu iyiydi.-Bu iyi bir şaka!-Bu, birisine iyi bir şaka yaptığını veya beğendiğiniz bir yorum yaptıklarını söylemek için kullanılır.

-It’s very kind of you! = Çok naziksiniz-Bu, sizin için iyi bir şey yaptıklarında birilerine söyleyebileceğiniz bir şey.Bunu birine teşekkür etmenin yerine kullanabilirsiniz.

-Thank you anyway = Yine de teşekkürler-Bu, önemli olmasa da yaptıklarını takdir ettiğinizi gösterir.Örneğin, bir kalem istediniz, bir tane buldunuz ve biri size bir tane verdi.”Bir tane buldum Yine de teşekkür ederim  diyebilirsiniz..

-Thank you in advance! = Şimdiden teşekkür ederim!-Bir arkadaşınızdan bir iyilik isteyip de reddedebilmekten mi korkuyorsunuz?İsteğinizi yerine getirmek için onları motive etmek amacıyla bu cümleyi kullanın.Bunu kullandığınızda, bu görevi yerine getirmeye istekli olduğunuzun bir ifadesidir ve umarız bunu tamamlamak için çaba harcarlar.

-No worries  = Telaşa gerek yok-Bu ifade ne olursa olsun sizin, sonuç veya duruma tamam olduğunuzu gösterir.

-What’s going on? = Neler oluyor?-Bir arkadaşı mı kontrol etmek istediniz?Bu, kişinin bir görevle mücadele ettiğini ve sorunu gerçekten çözmek istediğinizi bildiğiniz yerlerde kullanılır.

-Did I get you right? = Seni doğru anladım mı?-Bu, kişinin ne söylediğini anladığınızdan emin olmak için kullanılabilir.Bu, kişinin konuşmasını onaylamak içindir.Bazen şok olursanız ve kişinin bunu söylediğine inanamıyorsanız kullanılabilir.

-Don’t take it to heart = Kişisel algılama-Bu, bir insana kişisel olarak alınmamasını söylediğinizde kullanılır.Bazen insanlar çok hassas olabilir ve bu ifade bir fikri paylaşırken kullanılabilir.

-I didn’t catch the last word = Son sözü anlamadım-Anlaşılması zor olan biriyle mi konuşuyorsunuz?Bu ifade, kişinin söylediklerini anlamadığınızı bilmesini ve tekrarlanmasını istediğinizi bilmelerini sağlar.

-Fingers crossed! = Parmak çarpı işareti!-Birisi bunu söylediğinde, yaklaşmakta olan durumda sizin için en iyisini umdukları anlamına gelir.Eğer bir röportajınız veya yaklaşan bir etkinliğiniz varsa ve bir sonuç için ümidiniz varsa, konuştuğunuz kişi “Parmak çarpı işareti” diyebilir ve bu da istediğinizi elde etmenizi istediklerini gösterir.

-Oh, that explains it. = Oh, bu durumu açıklıyor-En sonunda, kafanız karıştıktan sonra neler olduğunu anladığınızda kullanılır.Örnek: Nihayet bir sahneyi filmin başından anladığınızda ve sonunda anlam ifade ediyorsa “Ah, onu açıklar” diyebilirsiniz.

-Things happen = Olur böyle şeyler-Olayı anlayamayan birine olayı açıklamaya çalıştığınızda, bu cümlenin söylenmekte olduğunu duyarsanız şaşırmayın.

-Sorry to bother you = Sizi rahatsız ettiğim için özür dilerim-Affedersiniz yerine bu cümleyi kullanabilirsiniz.

-I’ll be with you in a minute = Bir dakika içinde seninle olacağım-Bu, birisinin şu anda meşgul olduğunuzu bilmesine izin verdiğiniz zamandır, ancak mevcut göreviniz bittiğinde onlara katılacaksınız.

-Where were we? = Nerede kalmıştık?-Bu soruyu, daha önce ne yaptığınızı veya konuştuklarınızı hatırlatmak istediğinizde sorarsınız.

-I’m sorry, I didn’t catch you = Özür dilerim,anlamadım.Bu, kişiden az önce söylediklerini tekrarlamasını istemek için kibar bir yoldur.

-I freaked out = Korktum-Bu beklemeyeceğiniz haberlere çok kızdığın veya korktuğun anlamına gelebilir.”I freaked out when I found out my test results. They are so low!” =”Test sonuçlarımı öğrendiğimde çok korktum. Çok düşük!”

-Good for you! = Aferin sana!-Birisi için mutlu olduğunda bunu söyleyebilirsiniz.

-You’ve got to be kidding me! = Şaka yapıyor olmalısın!-Bu, inanmadığınız veya istemediğiniz bir şeye tepkidir.”They lost the match? You’ve got to be kidding me! I was sure they were going to win!”=“Maçı kaybettiler mi? Şaka yapıyor olmalısın! Kazanacaklarından emindim!”

-Cheer up! = Neşelen-Bunu birine daha iyi hissetmesini istediğinizde söylersiniz.

-Come on, you can do it! = Hadi ama, yapabilirsin!-Bu ifade birisini motive etmeye çalışırken kullanılır.

-Keep up the good work! = İyi çalışmaya devam et!-Bu cümle, çalışmaya devam etmenizi veya çalışmaya devam etmeniz için sizi motive etmek isteyen insanlar tarafından kullanılır.

-It’s not the end of the world = Bu dünyanın sonu değil-Birisi istenen bir sonucu, başarıyı veya kilometre taşını elde edemediğinde, bu ifadeyi gelecekte tekrar deneyebileceklerini bildirmek için kullanabilirsiniz.Daha iyi fırsatlar olabileceğini anlamaları için teşvik eder.

-That’s lit! = That’s amazing! = Bu harika!-İşte size yakın olan birisinin olumlu sonuçlarını ve başarılarını alkışlamak isteyen başka bir yaygın İngilizce ifadedir.‘congratulations’ yerine kullanılabilir.

-There you go! =İşte bu!-Bu cümleyi kullanarak ululatlamak, neşelendirmek veya başarıya sevinmek için kullanın.Aynı zamanda, olağanüstü bir sonuç için sevinilen veya yakın bir arkadaşı alkışlamak için de harika bir cümledir.

-Not a bit! = Hiç de bile-Bu ifade, bir kişinin ne önerdiği veya önerdiği ile ilgilenmediğinizin bir ifadesidir.Aynı zamanda bir faaliyet, girişim veya projedeki ilgisizliği ifade etmek için kullanılır.Hiç bir göreve dokunmadığın anlamına gelebilir.

-There is no room for doubt = şüpheye yer yok-Birisi o kadar iyi bir şey yaptığında belirsizlik olmaz, şüpheye yer yok diyebilirsiniz.Bu ifade, avukatların ve hakimlerin dava açtığı mahkeme salonlarında yaygındır.Normal konuşmalarda kullanıldığında, her şeyin net olduğunu, kesinliğinizi ifade eder.

-I’ll text you!  =sana mesaj atarım-Bu cümle şu anda gerçekten hazır bir cevabınız olmadığında kullanılabilir.Demek ki yakın zamanda iletişime geçeceğiniz kişiyi bir cevapla bilgilendirmenizdir.Bu, seçenekleri düşünmek, keşfetmek ve düşünmek için zaman ayırmanın gayri resmi bir yoludur.Bu tam olarak bir SMS mesajı yazacağınız anlamına gelmez, ancak herhangi bir şekilde iletişim kuracağınız anlamına gelir.

-It’s not worth it! = Buna değmez!-Olumlu bir sonuç veya sonucunu öngöremediğiniz bir durumla karşılaştığınızda, bu cümleyi kullanabilirsiniz.Bir proje veya işletme, kazanmakta olduğunuzdan daha fazla kaynak harcamanıza neden olacaksa, girişim buna değmez.Yöneticiler sık ​​sık ekip üyelerini sonuç almayacak bir şeye zaman ve para harcamaktan caydırmak için bu cümleyi kullanırlar.

-You rock!  = Harikasın-Birisi olağanüstü veya çok çeşitli bir şey yaptığında, bu kelimeyi söyleyebilirsiniz.Büyük, şaşırtıcı, inanılmaz ve müthiş olduğunuzu ifade etmek için İngilizcede yolunu bulmuş bir argodur.Bunu okulda veya işte büyük sonuçlar alan ekip üyenize söyleyin.

-You should go the extra mile… = Ekstra mil gitmelisin…-Bu genel İngilizce bildiri, daha önce olduğundan daha fazla çalışmanız gerektiği anlamına gelir.Özellikle geçmiş çabalar başarısız olmuşsa, birisinin daha fazla çaba sarf etmesi için birisine ilham vermesi, özendirmesi ve zorlaması için kullanılır.”Vazgeçme” anlamında da kullanılabilir.

-Step up your game = Start performing better =Oyununuzu yükseltin = Daha iyi performans göstermeye başlayın-Bu, birisine herhangi bir şeyde daha iyi olmaları gerektiğini söylerken kullanılır.Bu, işte, okulda, sporda veya herhangi bir yerde kullanılabilir.

-Pull yourself together = Calm down and behave normally =Kendini topla = Sakin ol ve normal davran-Bir insan hayatında zor bir dönemden geçiyorsa ve normal benlikleri gibi davranmıyorsa bu kullanılabilir.Bu, birinin daha iyi hissetmesine yardımcı olmak ve normal rutinlerine geri dönmelerini sağlamak için kullanılır.

-You sold me! = Beni bir şeye ikna ettin-Birine bir şey sattığınızda,% 100 sizinle aynı fikirde olacakları için güvenlerini kazanmışsınız demektir.

-Couldn’t care less = Daha az umursayamazdım-Bir şeye toplam ilgi eksikliğini ifade etmek için kullanılır.”This shows the person does not care at all about what is being discussed”-“Bu, kişinin ne tartıştığını hiç umursamadığını gösterir.”

-You screwed up = Mahvettin-Bu ifade, bir hata yaptığınız anlamına gelir.Ya büyük ya da küçük, birisinin hatasını bildirmek için bu kelimeyi söyleyebilirsin.

-You are driving me nuts! = Beni deli ediyorsun!-Bu kelime sizi kızdıran / delirten anlarda kullanılır.

-Can you cover me? = Can you work in my place? = Beni koruyabilir misin = Benim yerimde çalışabilir misin?-Bu cümle, çoğunlukla yardım istemek için kullanılır.İşyerinde benim için çalışabilir misiniz? Olarak kullanılabilir.

-I’d better be going = Gitsem iyi olacak-Bu ifade, aceleniz olduğunda ve gitmeniz veya çıkmanız gerektiğinde kullanılır.Bu, kişinin gitmesi gereken bir şey olduğunu bilmesini sağlar.

-Thank heavens it’s Friday = Tanrıya şükür bugün cuma-Bu, 5 günlük bir çalışma haftasında çalışan insanların söyleyebileceği bir şey.Haftasonu için heyecanlandıkları için XXXX’e Cuma günleri diyeceklerini söyleyecekler.XXXX’in yerine her şeyi koyabilirsiniz.

-Take care! = Kendine iyi bak!-Bu, bıraktığınız kişiye, kendilerine iyi bakması için söylediğiniz bir hoşçakal ifadesidir.

 

Bu cümleleri pratik yapacak birini mi arıyorsunuz? Burada en sevdiğiniz İngilizce Ninja öğretmenleriyle çalışabilirsiniz,başka yere bakmanıza gerek yok.

 

 

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir